ağzımızda bir türkü . yanmış..
nağmeleri atıyoruz sevdayla.
çok sevdalandık.
yalnızlığın türküsüdür dile her konan. yan dil yan.
yağmur mu yağıyor ne ?
bu akşamüstü onun ıslaklığını arıyor dilim . dokunma dudaklarıma yağmur.gün gelir adına yalvart ama dokunma bana. sen bile haramsın sanki.meyletme beni. bir türkü ki . sanki o mırıldanıyor , bu beni. yağmur, çalma dilimden şu duayı.
kıyımızı, kısrağımızı yaktı bu melet. ne kaçak ne göçek burada kalıcıyız illa. yüreğimizle . dopdolu. bu akşamüstü o dükkanın önünden geçerken sızladım , sızladık. öyle anlatmak istiyorum ki . o kadar yalın sunmak istiyorum ki . sadece anlattığım kalsın ardımızda . bende bilmiyorum ama , tanımıyorum .
ama sözümün yettiğince dinlesin beni ;
...............(buraya kadar her şey güzel , saf. bir hoş işte . yani önemli olan sonuca erememekmiş, hissedilen o sevda ateşiymiş yalnızlıklarımmış , sözümün yuvasızlığıymış ve benim sırf ona yekten olan meyilimden öte ben onu yazıyorum . almışım ve sözüme döküyorum . deniyorum . kendimce. şimdi o kadar canımız sıkıldı ki. bu mayhoş sızısı değil karşılıksızlığın . ah o beni , şu emeğimi , içimden geçenleri yıkıyor . alçakca ! seni yiyorum içten içe şimdi. bu sızı çok sinsi . ve ben inanın çok kızgınım . buna sebep tek şeyse yuvamıza sokulan hain çomağın gönlümüzü eşelemesi de değil . cevapsızlık . insanı yiyen bitiren zaten bu değil miydi baştan beri. bana bilmediğim şeyleri söyleyecekti . bizi kendimize bırakmak şuan hemde şimdi ah ne büyük yazık . bizimse yaptığımız her şey arsızlıktan ziyade heyecanımızdandı . zira sevdik ve çok sevdik.)
aranıyoruz en içteni. muhabbete hep meşkle baktık . nefesimiz demlisine talip . ki bu dilediklerimin hepsini var'edebilicek bir o vardı gördüğüm . bana bir söz söyle, betimleyeyim .
aranıyoruz en içteni. muhabbete hep meşkle baktık. nefesimiz demlisine talip. ki bu dilediklerimin hepsini yok'edebilecekte bir o vardı gördüğüm. bana bir söz söyle, ardımı dönüp gideyim .
eyvallah.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder