ayakkabılarımın tabanını yaptıracaktım sadece , aşınmış . ondan o gün o sokaktan geciyordum. (ne bileyim ben böyle olacagını bilsem yeminler olsun ki tufan olsa genede sikayetci olmadan gider gelirdim işime o delik kunduralarımla);
dönüp normalde yüzüne bakmazdık o kadar bagırmasaydı. sadece deli dersin iste.
ama öyle bagırıyordu ki .
onu sadece ben duydum
bu nasıl bir acıdır ki bogazı patlayıncaya kadar bagırıyor ?
tasvir edemem o sesindeki çatalı , o duyurma istegini .
''- kanadını çalan o alçak poyrazdır!!! hezarfene bakın! kanadını çalan o alçak poyrazdır!!''
her tarafı pis ve kurak bir deliydi sadece benim icin , hepimiz icin .
normalde de biraz ürkütür deliler ama o bir farklıydı . nasıl anlatsam , o bunları bağıra bağıra söylerken galatadan gözlerini ayırmıyor ellerini semaya acmıs yalvarırcasına inandıgını çığırıyordu ve ardından karsılık verircesine bir ruzgar esiyordu ki sormayın.
ne bilirdim onunla duyacagımı ? bir deliye o kadar kulak verirsen sanada bulasır . siz sakın bir deliyi dinlemeyin benim gibi.
- hayır ! bunu yapamam , şimdi olmaz lütfen izin ver gideyim , hem ben ..
- kes sesini ! herkese duyurmak mı istiyorsun ? suan duymamaları gerek, şimdi olmaz amacımızı biliyorsun !
- ...
- asma yüzünü ama istedigin bu degil miydi ? en basından beri bunu arzulamıyor muydun ? düsünsene yüzlerindeki ifadeyi , ardından nasıl bagıracaklarını ve sen onların akıllarında bitmeyen nesillerce ölümsüz kalacaksın . vakit geldi .
''kanatlarımı taktığımda bir serçeden farksızdım . kalp atışlarımın hızlılığını duymalıydınız. şimdi galata bile bana saygıyla bakıyor . can dediğin kuş misali derlerdi ya hani . onun gibi işte. hepsine kanıtlayacağım . galata ! hazır ol, başlıyoruz. ''
can dediğin kuş misali . galataya gömün hezarfeni .
gördünüz mü hezarfen uçuyor ! hezarfene bakın! aynı kuş gibi !
ne bilecekler kanatlarının o heybetli kollarının arasından ruzgâra tav olup, kayıp gideceğini..
HEZARFEN ÖLDÜ!
şahadetini tek duyansa ölümüne sebep olan ruzgar oldu ..
(şahsım o kulenin önünde sadece kunduracı bakınırken. duydum hepsini .galata hezarfen'i anıyor , ruzgara eleminin hırsıyla isyan ediyordu , ruzgarsa cok alaycı bir tavırla bunları fısıldarken duydum her birini . inanın ki yaptım bunu .ki onlar dillerini bildiğimi farketmeden küçülüp arnavutların arasında bir eğreltinin yamacına saklandım.tan olup boyacı ali sandığının üzerine kurulup çayını yudumladığında anladım ki, eve geri dönebilirim . bu olayın üzerinden 2 gün 1 gece gecti. lütfen kaidesi istisnadan bile bozulabilecek bu mühim sırrı akıllarınızda saklayınız.
- evet bu olay o deliye acımam ve kunduramı tamir etmemden ibaret burada bitecekti .ancak istemeden yükümlü kaldıgım bu gercekleri duymam baştan aşşağı değiştirdi beni .sadece basit bir memurdum ben , fakir ve budala. ta ki ; o deli çılgınlığını bana da bulaştırıp beni bir âlim yapana kadar )
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder