kalp hanem dost dergahıdır
o kapıdan geçmeyi bilene
miğfer olan aklım
tanrısıdır yaratılanların
kulluk etmesini bilene
tahayyüle davet eden eşliğim
eş olmasını bilene
ben göğe bakarım
gece gelir
gecem gecene seviş sunar
dokunmayı bilene
gidene uğurlarım vardır her ne hasretlik kalmışsa aramızda
ama
önce gelmesini bilene
ben dünya halinden anlamazım
hali vakti bilene
sevda kalır aklımda bir
Ay bana hüküm verir . ben med olurum , siz cezir ..
. . . . . . . . . . .evet hayır hayır evet zerreleri havaya savuruyorum ve duyuyorum kanatların sesini.. aldığım nefesi tütsüle hayır duruyorum .. zerreler.. tütsü.. uçmak.. dişi düşler geçiyor zihin rahimimden.. acılar var dünyada onlara kanıyorum .. bir döngü var dönmeyen .. ucu bucağı olmayan evet..sonsuzluk var benimle.. hayır hayır evet.. ve uçmak denen birşey var yemin ederim .. açlık ve salgınlarsa hiç olmadı .. hayır.. sen gene de kırmızı üzerine resmet bu hiç dolu beni..
23 Eylül 2011 Cuma
6 Eylül 2011 Salı
zaman bir rüzgar
durduğum yerde bir esinti gibi. kanmam... öyle değil...
dost olamadık seninle rüzgar. ben bir atın yelesi değilim ki dalgalanayım seninle.benim kemiklerim , ruhum , canım kırılıyor yalayışınla .
bu bir poyrazdan öte . bu bir zorluktanda zor. bu esen ve dinmeyen rüzgar gözlerimi sulandırır . hayır ağlamaktan öte bir nem bu. bu rüzgar ağzımdaki sözleri hep başka yere savurdu ve duyması gerekenler duyamadı . sözlerimi savurma , onun kulaklarına uğuldama ki duysun . fısıldama öyle . kasırgalar gibi birikme geçmişime . duygularım bir yaprak olmuş senin gücünle dönüyor duruyor yazık . topraklarımı kaldırma oldukları yerden ki filizlerim kırılmasın . böylesine gücünü hoyrat kullanma bana. saçlarım yüzümü kırbaçlar sen böyle her yönden gelirsen. benim henüz bir yönüm yokken . benim henüz yıkılmayacak hiç bir şeyim olmamışken . kuzeyi güneye , batıyı doğuya karıştırıp güneşimi kaçırma benden.
üşüdüm dokunuşundan. sadece biraz dur istiyorum.
dost olamadık seninle rüzgar. ben bir atın yelesi değilim ki dalgalanayım seninle.benim kemiklerim , ruhum , canım kırılıyor yalayışınla .
bu bir poyrazdan öte . bu bir zorluktanda zor. bu esen ve dinmeyen rüzgar gözlerimi sulandırır . hayır ağlamaktan öte bir nem bu. bu rüzgar ağzımdaki sözleri hep başka yere savurdu ve duyması gerekenler duyamadı . sözlerimi savurma , onun kulaklarına uğuldama ki duysun . fısıldama öyle . kasırgalar gibi birikme geçmişime . duygularım bir yaprak olmuş senin gücünle dönüyor duruyor yazık . topraklarımı kaldırma oldukları yerden ki filizlerim kırılmasın . böylesine gücünü hoyrat kullanma bana. saçlarım yüzümü kırbaçlar sen böyle her yönden gelirsen. benim henüz bir yönüm yokken . benim henüz yıkılmayacak hiç bir şeyim olmamışken . kuzeyi güneye , batıyı doğuya karıştırıp güneşimi kaçırma benden.
üşüdüm dokunuşundan. sadece biraz dur istiyorum.
bir şiir bir şair
tüm yazanlar tanrının şahididir. tüm yazanlar tanrının adıyla başlar anlatmaya. anlattıkları hep bir güzelliğidir nimetlerin. ya dünyanın güzelliklerinden başlarlar ya insanın. (bazen olmayan güzelliğin kaygı ve korkusu , bazen kızgınlığı da anlatılır. yazan kırgındır.)
sevgiyi anlatanlar yazmakla zaten kalamaz şair olurlar. çünkü şiir gibidir her şey . neye bakarsan bak , hangi gözünle , hangi duygunla , ruhunun hangi haliyle bakarsan bak, hep bir anlamı yüklersin içine . aklın , yüreğinle bir olur anlatırken . bir zaman geçer ve yazan severse , şair olur , şair şiire bakar , sevgi zaten bir şiir . işleye işleye kelimelerini , şiir sen , şiir o , şiir tanrı ...
kimilerimiz okuyan olduk . kimilerimiz yazan . ama bazılarımız hem şair oldu , hem şiir .
şimdi okuyan sen , okuyan mısın ,
şair mi ,
yoksa minicik bir derenin ağzından akan suya bakıp çektiğim içimde sevdiğim yarim mi?
ve ben şahitlik ederim ki sevgi tanrıdan gelir
ve yine şahitlik ederim ki sevgi içimden gelir
ve ben sizi şahit ederim ki bunlar içimden gelen sevginin şiirleridir .
biz , siz hangi gözünüzle bakarsanız bakın , hem şair hem şiir ama baktığınız kadar güzel ve gerçeğiz .
şiir tanrı şiir sen . gelen giden ne de geride kalan hepsi bende , hepsi ben.
sevgiyi anlatanlar yazmakla zaten kalamaz şair olurlar. çünkü şiir gibidir her şey . neye bakarsan bak , hangi gözünle , hangi duygunla , ruhunun hangi haliyle bakarsan bak, hep bir anlamı yüklersin içine . aklın , yüreğinle bir olur anlatırken . bir zaman geçer ve yazan severse , şair olur , şair şiire bakar , sevgi zaten bir şiir . işleye işleye kelimelerini , şiir sen , şiir o , şiir tanrı ...
kimilerimiz okuyan olduk . kimilerimiz yazan . ama bazılarımız hem şair oldu , hem şiir .
şimdi okuyan sen , okuyan mısın ,
şair mi ,
yoksa minicik bir derenin ağzından akan suya bakıp çektiğim içimde sevdiğim yarim mi?
ve ben şahitlik ederim ki sevgi tanrıdan gelir
ve yine şahitlik ederim ki sevgi içimden gelir
ve ben sizi şahit ederim ki bunlar içimden gelen sevginin şiirleridir .
biz , siz hangi gözünüzle bakarsanız bakın , hem şair hem şiir ama baktığınız kadar güzel ve gerçeğiz .
şiir tanrı şiir sen . gelen giden ne de geride kalan hepsi bende , hepsi ben.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)