herkes dediğim , işte tüm yürüdüğüm yollarda gözüme carpmıs ve beynimin ister istemez kaydettigi suretler , televizyon kalıntıları , minibüs ve biricik halkımın otobüs dert ortakları , bilgisayar cılgınlıgı ve gazeteler , onları yazan haber mensuparı ve kitaplar ve aklımda kurdugum baş roman karakterleri , annem , ailem , cogu sevilmis ama azınlıgı beni sevebilmeyi becermis arkadaslar , sanal avatarların aklımda canlandırdıgı kişiler ,ve bir sürü kişiler,ve evet herkesler ..
bir insan yeni bir karar aldıgı zaman bütün herseyi degiştirmeye baslar. ben simdi o herkesin ufak bölümüyle , hani olur ya okuyan kimselerin gözünde değişmek icin degil ama inanın icimden cok geldigi icin anlatıyorum bir seyleri . cünkü ben evet , sahsım nacizane , konusmayı seven biriyim , aynı zamanda gülmeyi ve top oynamayıda seviyorum , cay icmeyide ince bellisinden , sabahın köründe kalkıp günü ensesinden yakalamısım gibi hissedip sahillere de atıyorum kendimi , .. ama siz herkeslerle bunu yapamadıgımdan en sevdigim baska bir seyi yapabiliyorum anca konusmak gibi, yazmakla.
birazdan cok gevezeyimdir hani ben. evet bütün herkes , yani hepiniz , evet hüseyin amca bile beni sevebilsin isterim , iyi oldugumu bilsin , beni incitmeye cekinsin , sonra karsılıklı büyük anlayışlarla hep birbirimizi kollayalım , yalnızlık olmasın , aç komşu olmasın , öyle bir kenetleniş ki anlık içimi dolduran , bir öksüz, hain gerçeğinin tüm acısıyla bilse bile, birilerinin kanı canı bilecek kadar, mensup olsun isterim.
sımarık mıyım ? evet.
yalan söyler miyim? kesinlikle!
duyarlı mıyım yeteri kadar ? anneme bile olamadım..
alimlerin alimi hocamıza sormuslar ''dünyanın merkezi neresidir?''
-tam durdugum yer.
demiş, pek inanmamıslar
-istersen oldugum noktadan dünyayı dolas ve ölc merkez burası
diye yinelemis.
Allah icin , o kadar dogru ki . yani ''ben'' oluşundan doğan bu bilir kişilik hali , sanki sen umutsuzsan kapkara günler , sen mutluysan mırıl mırıl kediler , tertemiz bir gök pırıl pırıl ohh herkes yani , siz , yani ben herkesi sever , herkeste beni öyle gibi . herhalde benimdir bu dünyanın merkezi , ben hiç başka bir ''ben'de olmadım ki, mazur görün! ister inanın ister inanmayın ama buyrun ölcün , su oturdugum yerden baslayıp dönün , merkez burası ! ''
sen baska bir sen gördün mü ?
yok .
simdi aldıgım karara gelince , simdi merkez bensem ve bitmek tükenmek bilmeyen aclıgım ve nefsime biraz dur'u sindirebilsem bile azıcık . dünyanın merkezi olan varlıgım bütün senler ve ben ile bize daha güzel ve huzur , barıs dolu zamanlar vermez mi ?
bence ben hepinizi etkileyebilirim . yasadıgım sürece , umursamalısınız beni .
ama aynı sekilde bende sizle bütün ve sizle bir olur , sizi umursarsam . artık ufak ama kendi icinde büyüüüük kocaaaman erdemleri tasıyan ideallerim var ..
yakında dünyayı degiştiriyorum .
çünkü sizler benim herkesimsiniz . ve 'ben' sizin icinizde varım .
bundan daha hemen bir kac ay evvelinde yahu , daha azıcık zaman evvel böyle seyler yazmayı düsünmezdim bile, toplumsal konuları düsünmek mi ? aah olmaz olsun , ulan bir ben varım sanki derdim , istesemde istemesemde bu BENİM BEN SEYTANının alıkoyusuyla olan bir seydi . ''dünyada barıs'' diye haykıranlara cok duyarlı oldukları icin takdir ama sanki hiç bir sey degişmez ve değişemeyecekmiş gibi acıyarak bakardım . cünkü ''dünyada barış , kadınlara esitlikden tut , sınıflandırmaya bir durlar ,küresel ısınmayı gözardı etmeyinler ,işsizliğe sonlar, hayvanları ve yesili ve iste genelinde dogayı koruyalımlar, parasal her ne konu varsa agız kokutan onlara isyanlar , bana hep cok girişimci ama gerçekçiliği olmayan hususlar gibi gelirdi . o yüzden yapılmış şeylerin üzerine söylenen o sözler etkisini yitirmiş artık sadece sosyal sorumluluk geregi hep bir cıkar , hep bir varsayım üzerineymis yada bir ütopya bir oyun kuramı gibi görünürdü .
işte ben o yüzden genelde duygusal yazılar yazardım , kendi mutluluğumu aradığım bir başkalarını başkalaştırabileceğim kadar kudretli duygularımı tasvirim yettiğince anlatır , yazar yazar yazardım .
e aynı hep aynı ?
sanki benim yazdığım şu romantik , şu gel çağrılarını bir başkası bir başkasına etmemiş , sanki başka kimse başka kimseyi ben'im gibi sevemezmiş , en güzel en yakın en içinden ben söylermişim ve tek derdim buymuş gibi , peeeh..
bir kere başı hata, sonu nasıl hayır olsun ? sen kendi mutlulugunu bir başkasının sana süzecek kirpiğine edecek güzel sözüne bırakırsan , yandın . e seven insanda , sevilen değil mi ? zorunda mı seni mutlu etmeye , incitmemeye . sen kendi kuramını bu noktada yaratacaksın iste ;
yaratım , akıl haznesine pineklenen paradokslara bulunan 3üncü yol kadardır.
en basitinden soruyorum ben'e
iyi biri misin ? evet
kötü biri misin ? evet
iyi biri misin ? hayır
kötü biri misin ? hayır
tekrar tekrar , düşünsemde neyim , ne kadar o veya ne kadar şuyum bilemeyeceğim , ben 3.cü yolumu , 3.cü cevabımı , 3.cünün aslını başkalarının ben'i gördüğü kadar varım sandığım zamanlarda kaybettim . yaratıcı olamadım . saplandım . kök verdim bu saplanışla. sandım ki cok önemliler . sandım ki biri benim hakkımda hangi niyetle olursa olsun bir bakıs , bir söz bir sekilde bana bir etki saglıyorsa o etkinin hoşluğu kadar iyi, güzel , mutlu , cirkin , özgür ya da fakirim ..
yanılmışım.
3. benim 3üm olmalı .
sonucta herkes beni her türlü icinde tutmak zorunda , ister itsin , ister yargılasın , ister saygı duysun , duymasın , hoşnut olsun olmasın ..
bir kere sıfat aynı sıfat yani ; insan .
varolmuş yaratıklar icerisinde en tehdit unsuru olabilmiş en yırtıcı hayvan yani .
varettigimiz paralara boyun egebilecek kadar aptal sonra kimilerimiz bu parayı gercekten reddedip ''sevgiden daha önemli ne olabilir ki şu yaşam dediğinde!'' diyebilecek kadar has ve akıllı olabiliyor.
ama hepimiz seksi seviyoruz , hepimiz masturbasyon yapıyoruz , hepimiz icten ice kötü düsünüyor , insan öldürüyoruz ister kan dökülsün ister dökülmesin öldürmek tek tarz bir işlevsellikle mümkün değil , hepimiz korkuyor , dua ediyor , ihanet ediyor , çalıyor , sikimizin keyfine köpekler gibi eğleniyoruz , kimimiz hayatı yaşamayarak tüm nimetlere haksızlık ediyor , bir kimi çocuk bile olsa o elmayı calıyor ... tonla tonla sey oluyor .
3 benim 3üm olmalı .
derim ki ; ''ben ne iyi ne de kötüyüm , ben insanım . insan tek yönlü olamaz kendimi en önce ben sevmeli , kabul etmeliyim ki hersey benden yana olsun . varlıgımın sevgisini tek bir insana yorup tüketmeyeyim ki gercek paylasımı bulayım . bedenime ve ruhuma ne iyi geliyorsa cicekleri koparmak dısında onu yapmalıyım . benim 3'lerim olmalı , hep bir yolum . kendi dogrum. ben insanım , yalnız ama degil , dogru ama yanlıs , bir var bir yok , günahıyla sevabıyla ve evet yeri geliyor en pis yeri geliyor en tanrıya yarasır haliyle . en önce ben . sonra herkes . benim herkesim . benim icinde oldugum benim herkeslerim . ''
şu zamana kadar söylenmemiş bir kelime yoktur , kalmadı .
işlenmeyen bir konu yok , kalmadı. sanatın ne yönüyle yapıyorsan yap farketmez baştan söylenecek tek bir şey kalmadı , sıradışı bir buluş kalmadı . çünkü söylendi işlendi , yapıldı , tüketildi ..
ama dur ..
herkes herkesi yaptı ve tüketti , artık film sonlarında sasırmıyorum bile cok tekdüze vs.
ama dur , kimse sevmeden yasamadı herkes bir seyi , bir kimseyi mutlaka sevdi ve bildi neyin ne oldugunu .. tüm şiirler okundu , paylaşıldı , herkes gülümsedi , herkes agladı ,..
ama dur ..
herkes herseyi düzmüş olsada !
ben söylemeden hiç bir şey tam anlamıyla bitmiş olamaz , cünkü kimse bu sırayla dizemeyecekti su yazdıgım yüzeysel, karısık , karmakarısık ordan burdan yazımı ..
ben söylemeden bitmedi.
ben sevmeden sevilmedi.
ben karar almadan değişmedi dünya...
-şeytanın kulları kendine yönelten en büyük oyunu ;
onları , varolmadığına inandırmakmış.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder