26 Kasım 2010 Cuma

YAKIN SEVDANIN MEŞALELERİNİ

bir sürü ağaç dikeceğim .
sonra keseceğim onları ve bize bir ev olacaklar .
içine bir ben koyacağım , birde sen, eder iki, oda eder 'biz'.
denizi görebildiğimiz kadar var hayat ve biz kıyısında olacağız deryanın , tuzun .
sayfalarının her birini satır satır , cümle ve kelime kelime ay ışığında dans ederek okuyacagım canan.
çıplak.
utanmadan toprağa halhallarımdaki ziller çala çala etrafında dönecek , dönecek ve duracağım .
gerdanına düşeceğim sonra sen beni öpeceksin .
çocuklarımız doğar o gece beni öpüşünle.

döngü var! çünkü ay dolusundan hilaliyle yarım, sonra , bütüne'bir olmuyor mu?
gece var , gündüzüyle .
gecesi de gündüzü de kirpiğime düşer !
gözümleyse bir sana bakarım , kapadıkça .

-düş.




içimden giden amma şey var kır çiçeği..

12 Kasım 2010 Cuma

Arş'a mektub var

hadi faiş fiyatlara satalım ruhlarımızı , azsın.
ne'miz varki .
ne'n var ?
beden dediğin ruhtan ayrı eridikçe , sat gitsin .
-sarı bir saadet gördüm bir bahar ayında , hemen onu farkettiğimi anladığında kirpiklerimden süzüldü de gitti !
ellerimizi kınalayalım hadi ! yeni gelin olacak bir bakire gibi .
avucun içindeki yazgın ağladıkça ve kan bağladıkca, kınalansın varsın .
-bir , al gördümdü de ellerime aldım ,
dikeniyle ısırdı beni bir ayaz vakti !
yüreğimizi denize istifleyelim . yürek dediğin nedir ? içinde varsa kanıksadığın bir kul ve kul ihanetse an be an atanına , söküp de atamadıysan istif gerek bize. sus.
-mavi bir gök gördümdü de , siyaha döndü bir ezan vakti.
ağzımı örttüm , örtündüm söze . istemeden mırıl mırıl söyleniyordum dudaklarımdan isimlerini , ezberimde her biri..doksan'dokuzun tamı tamamınada sensin hepsi .
-bir alamet vaktinde seni bekliyordum arsız. kıymetli kıyamet, 'geliyor' dedi, kıymet bilmeyenlerin hepsi. gözlerimle aranıyorum seni , bu gözlerle zina yaptım ben . bu ellerle çaldım , bu yürekle dilendim , dilimle yalanlar söyledim, çiğ sütü emdim ve başka dillerle nikahsız değindim tatlara ,vardım ben vardım. vardım sandım aşka-da, aslında;
başa ve yeniden başa .


ebedi uyanış kabusu deryasıdır hayat,
gece denizinde açılmaktır günah
ve deccal denilen ta kendisidir insanlığın.

sayedar

bugün içimi açtım .
tanrı'ya değil,ellerime,korkularıma ya da bir söğüt ağacına değil ..

bugün içimi açtım .
martıların ve denizin kıyısında hoşluk ve usla dinleyen bir dosta.
bana geçirdiği zamanlarımızın en kıymetlisi olduğunu söyledi , ben içimi açtım diye kirpik süzdü bana , gönül verdi .
şimdi ona bu sefer açmadan ve içimden diyorum ki sızı sızı ;
adalet dergahında, kurtaranın olacağım senin .
çünkü sen beni dinledin ve ben senin için dileneceğim orada , kıldan ince ve keskin kılıçlarından geçerken, omuzlarıma alacağım seni .
tebessümüne günah alırım birer birer.
(ben bu ahir zindanda pek aklı başında değilim , zamansızlık gerek minnetimin denk düşmesi için güzelliğine , canım benim .)
eyvallah.

11 Kasım 2010 Perşembe

acı

herşeyin sebebi intiharı sen , seni , çocukluğumu sevmemdi ..
o zamandan seni çok sevmek , çok bağlanmaktandı . en fenası , kalbim dayanmıyor aşkım . sen yavaşça , ben şimdi ölüyorum .
merak etme seni bırakıyor değilim , sadece bedenim , seni düşünen aklım çok çok yorgun .
kızgınım , beni göremeyen , sırlarımı sormayanlara
kızgınım , kendime , sırlarımı anlatmadığıma
kendi dünyamdaydım , hallice iyiydim işte .
senide koymuşum o küçücük içime , ihtiyacın varmış gibi , bana ihtiyacın varmış gibi .
yokmuş .
yok .
ben neden dururum ki o zaman .
nefesimi senin adına şükrederek alamıyor ,
sen benden uzak ben sana yaklaşamadan atıyorsam adımlarımı , bomboş , bomboşsam , ..
durmam ki ..
sen öldürme kendini diye , öldüm ben .
sırf sen ölmeyesin ve yeri yerinden oynatasın diye ..

bana hiç zaman ayırmadınız ki ..

beni yaratan tanrı'ya yakışan bir kul muydum , bilmiyorum .

af !

9 Kasım 2010 Salı

09.11.

binalar inşaa ettiler , hepsini gördüm .
sabah uyanır uyanmaz aklımdaydı evet. inşa ettiklerinden attığımda kendimi .
havaya uçmak gibi. usul .
usul bana . usulca yamaçlarıma yataklan be adam .
müşviklik nedir anlatmaya çalışmadan orada duruyor olacağım . annem, anneme sarılıyor gibiyim , düşünürken seni . avuç içlerime bakıyorum , çizgilerim . çizgilerim adını sayıklıyor . adını sayıklayanla yüzünü tutmak ve denize döndürmek istiyorum . rüzgar esmeli .

kapkara gözleri .
gözlerin alaca siyahı mı ?
o siyaha alacağınım ben .

haznen ne kadar alıyorsa o kadar doluyorum .
binalar yıkılıyor sevgimle . cümlelerimde hiç sığmadı dilime . akan bir suyun yatağıyım ben . içilen bir suyun duruluğu sen .

''erkek dedi ki , gülen bir kadının suretiyim ben .
kadınsa yüzleşti.''

yüzünü denize çevirmeliyim . deniz kara alacaya dönsün . dönsün ki gözlerin yakamoz alsın biraz.
bana duygulan işte . bana duygulan . ve yüzleş benimle. hüzün olmadan yakamoz yoktur alaca. alacam benim .

binalar inşa ettiler gördüm hepsini !
bizse hep denize , hep , hep sahillere kaçtık .
binalar inşa ettiler bense yıktım hepsini .
hep hep denize kaçtım .

ağlamam gerekiyordu .
çünkü ben ağlamazsam ay' nasıl yansır kıyımıza ?
tahayyül olmadan kader,
ay olmadan hüzün,
hüzün olmadan yakamoz ,
alaca siyah olmadan sabah
-olmuyor ..
siyahın alacasıyla , bakın bana .
bak , bak ki..
denizlerimizi yüzümüze , ellerimizi adına , yakamozu ay'a , rüyaları gerçeğe sayıklatalım .

1 Kasım 2010 Pazartesi

buruk I.

çünkü böyle olmalıydı , .
çünkü ben kaçmazsam , sana gelirim, .