gözlerini kapadı varlık'ına ve yokluk'una..
zaten kimse sormamıştı bu hüznün sebebini..
ellerini açtı gecenin hüznüne..gözleri hüzünleri yaladı..hüzünler gözlerini..iki damla oldu aktı..
''iki kristal damlası''..
''bir gece düş'ü değildi sadece zihinde raks eden..''
bir sürü anlam doğuyordu sancılanarak..bir sürü kan döküyordu zihni..bitkin ve bitap düşmüştü dimağı..artık yorgundu,yorgun ve suskundu kelimeler..
dalgalandı büyük bir zafer coşkusuyla, iç'i..ama hemen geçti..neydi onu böylesine sözsüz bırakan..bekleyişleri mi yoksa..iç'i bölük pörçük..iç'ler'i oyalı..desenleri; derin ve yamalı..
ruh saatleri...bir kum saati..
hiç aşık oldun mu sen ey kum tanesi?
olmadın tabii..olsa; durmuştun eşikte..tam o fânusun içinde..ince belinde..durup dondurmuştun kalpleri..kor olmuş ve çatlatmıştın..keskin parçalarıysa hissetmekten yoksun tene batırmıştın..
sızı aşkları ve aşıkları..
sızmıştı aşklar..sızmıştı tanecikli kumlar..parlak safir kumları..
saydam düşler geçiyor içimden..,iç ki; sözsüz..
iç ki; serzenişte..
elleri kanamış..elleri kanamış korkaklığından..yüreğinin yüzü yokmuş..
''gece bizi gözetir'' demiş kâhin..gece kalbindedir..gecenin gözü kalbindir..
sunaklarına açtım avuçlarımı..ey kekremsi tad geç damağımdan..bırak aşk yalasın çukurlarımı..
''gök'kubbe çok yakın..akıt bana ey Ay; akıt bana şarabını..''
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder