28 Temmuz 2010 Çarşamba

1001 gece kabusları

Benimde söyleyeceklerim var.
Onların dillerini koparıp damaklarını yarmak istiyorum .
Gözlerinden beyinlerinin en kücük damarlarına akıp kalıplastırdıkları tıkanıklıkları acmak .
Sert.
Cok kaba olacagım bundan böyle.
Gögüs ucları ve kasıklarını halkalamak
O halkalara zincirler gecirip, ellerimle zalimce cekiştirmek istiyorum, aydın tarafa gereksiz ağırlıklarını
Belki o zaman su fani dünya üzerinde bir parca çiğ et , kan ve irin harici bir sikime yararlar.
Yağ gibi beyinler
Yağ gibi
Hep suyun üzerinde
Korkak kibirli beyinler
Kabullenişten uzak gercekleri
Ve ben su güne dek ezemedim tek bir böceği.
Merhamet Rahmimdendir ya paramparça etsem
Teker teker fırlatsam ayda bir kanayanı
Dogmamıs cocuklarımı fırlatıp atsam hancer gibi zift karası yüzlerine
Utancsızlıklarına utancla tecavüz olurdu belki
Hırslanır ve daha da zalimleşirdim dişiliğimi bölük pörçük edebilseydim
Bir bıcak gibi saplansam ve oysam gözlerinizi


‘’Bu hislerimden sadece ufak bir kareydi ‘’


26 Temmuz 2010 Pazartesi

soğumuş çay ve fincan içindeki kara sinekler gecesi
uyku mu
hak getirsin.

kahve kokan adam

portakal kokusu . evet ben elimdeki kabuklarla hep bu kokuda uyumayı severdim .
bir gün ;
cocuklugumun bu essiz kokusunda uykularımı hatırladım hemde asfalt bir yolda yürür ve topragından , yesilinden uzaklarda ölü duran turuncunun burnuma gelen kokusuyla yaptım bunu.
uyumayı cok sevdim.
o kokuyla uyumayı delicesine.
cocuklugumu cok sevdim.
yazmayı .
ögrenmeyi .
o portakal agacları.
kendimi kesif hep turuncuyla güzeldi.
uykular.

işte o asfalt yolda.
gri , sevmedim griyi ve sevmedim ölü portakalları oldum olası.
nereden bilirdim kahverengiyi sevecegimi turuncu kadar.

bir zaman , işte o zaman , zamanlardan bir zaman.. elleri kahve kokan bir adam.
uyumayı sevmeyen biri o .
parmakları kahverenginin köpügüyle sevişen uykusuz bir adam .
kahve sorgucudur .
uyku kacıs .
turuncu uyutur huzurunda.
ben uyudum.
kahverengiyse o kapakları indirmez fora.

o elleriyle tanıstıgımda bana sorgulayan parmaklarıyla türlü cümleler sundu ..
ben uyudum dedim ve böyle ögrendim ..
o uykuyu sordu ..
ben portakal dedim ..
ben ayık olabilmeyi istedim ..
o köpüğe resimler çizdi ..

ellerini kokladım ..
uyanıklık.

bir portakal öldürdüm küçüklüğümden, dalından koparıp ..
kokladıgım ellerine bıraktım ..
uyudu kahve kokan elleri ve uyudu resmettigine dikkatlice hayran kalan gözleri ..

ben uyandım.
o ögrendi.

bense uyanıktım ve
o düşteyken ellerini kokladım ..


Ö.Y'e.