30 Mayıs 2011 Pazartesi

ben yere düştüm, onun kanatları yok

Cebrail Aleyhisselâm

İslâm dinine göre, Tanrıya en yakın olan dört büyük melekten biri (öbürleri: Azrail, İsrafil, Mikâil). Tanrı ile peygamberleri arasında elçilik yapması ve Tanrının emirlerini, vahiylerini tebliğe memur olması bakımından, Müslümanlıkta kutsal bir şahsiyet sayılır.


Peygamber Muhammed, Mekke yanındaki Hira Dağı mağarasında yalnız başına düşünme ve tapınma ile meşgulken, ilk defa olarak Cebrail`i görmüş ve ondan İkrâ! : Oku! emrini almış; ilk şu vahyi okumuştur: Oku, Rabbinin adı ile; O, insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku; O, keremine son olmayan Rabbindir; kalem ile öğreten odur; insana bilmediğini bildiren O`dur Cebrail, Hazreti Muahammed`e ikinci vahyi getirdiği sırada, yerle gök arasında bir kürsü üstünde ve insan şeklinde görünmüştür.

26 Mayıs 2011 Perşembe

cebrail

hep yoksun , hep varsın
aşklarım , aşklarımın getirdiği gülümsemeler , gülümsemelerin altında gül , gülü özleyen bülbül , bülbülün yüreğinde gülün dikeni , dikenin getirdiği gözlerim yaşları ... gece , sen mi geldin gene , gece sen mi gidensin gene , gene benden önce...

23 Mayıs 2011 Pazartesi

ya hiç
ya da hiç

martı

kötüyü sürmem sana
siyah yakışmaz
siyah olmaz
siyah çiçek olur mu hiç laleden gayrı
ama
laleler çökmüş bir imparatorluğun devrinde kaldı
ben osmanlı torunuyum
dedemse ölü
tarih dediğin tekerrür ve canlı dediğin
bugünün baharı
yarının güzüdür.

beyaz ellerimde , siyah bir lâle , dudaklarım lâl
lâle suskun , dudak suskun
ve güz kahvesi hep poyraz getirdi beyazlara
şiirlerse;
ne beyazı için siyahından
ne baharı için güzünden
ne öpmesi için dudağına musallat lâlinden -vazgeçmedi
lâle suskun bir çiçekti , şiir bir martı