24 Ekim 2010 Pazar

nefti

uğruna ölücek sebepler arzuluyorum .
ve tek avazlık bir doğum , yeni dünyalara .

15 Ekim 2010 Cuma

60'lık bir plak gibi hissediyorum arada takılan , ama her şeye rağmen kendine eşlik ettirmesini bilen..

14 Ekim 2010 Perşembe

sek

O'nu ,
O'nun gibi sevmek
İnsanca öldür(ür) beni.

müzeyyen hanımla cevabımı veresim var , hatta senin şimdi bardağına rakı olasım ve sarhoş edesim benliğini.
şimdi girişime , gelişmeme ve sonucuma saygı duymasanda olur ,
adabım bu benim
hak ve reva gördüklerin ,
sonrasında;
benim duvarlarım..
selamlar olsun sana , müzeyyen hanımın o, bengisular , o erguvanlar ve menekşeleri kıskandıran sesiyle ,
dinle bizim dilimizden sevdayı ..
döndürmeden lafı , masaya yumruk yumruk koy tüm hasretliğini şimdi ,
kime koyarsan koy yüreğini be ,

http://fizy.com/#s/1aiyg2
http://fizy.com/#s/1aiyg5
http://fizy.com/#s/1m0r6w

yer mi yüreğin, yemez.. vızzz gelir tırrııııs gider.

Af

okuldan çıktım üzerimde iğrenç bir halsizlik , hani insanın içinden hiç bir şeyin gelmediği anlar olur . ve dersin ki tahammülsüzce , varsamya hemen , evime , odama , sığınağım olan yorgan altına, girsem , yumsam şu kepenklerimi, uyusam , uyusam , uyusam .. depresyonda falan değilim , sadece biraz halsizim belki şu aralar bilmiyorum.ama metanet çeperimin daraldığını ve öfkemi kontrolde epey sorunlar yaşadıgımı artık bende büyük bir belirginlikle farkediyorum .
mesela durduk yere, içim içimi kemiriyor .
bir sinir harbi , bir hırs ki anlatamam .
sonra durulsam diyorum , sakince dur .
ya yapamıyorum olmuyor işte , bir çok konuda değiştiğimin bende farkındayım ve bu bana bir yönden haz bir taraftanda sanrıya sebep veriyor .
neyse , kötü bir kaç olay yaşadım , kazık yedim , aşık oldum , bekledim , daraldım , umutsuzluğa da düştüm evet , çabaladım , kimi zaman yalan söyledim , güne iyi başlamadım , vucuduma iyi bakmadım , çok sigara içtim , alkol aldım haddinden fazla , mutlu olmayı beceremedim değil , denemedim , istedim , istedim , de gerçekten denemedim , hep bir başka kalbe , bir başka zihne gönül bağladım , akıl yordum , bir dayanağım olsun , bir güvenim , içimde bitmek tükenmek bilmeyen bir hal olsun ki , durmasam işte o zaman dedim ve 14 ocak 2011 tarihinde bitireceğim dolu dolu 20 yaşımın hükmüyle diyebilirim ki ben hep aradım afedersiniz mal gibi ...
neyi aradım , ne , ne , ..
o kim , şu , bu , diğeri öbürü kim ki ..
kaç kuruşluk insanlar ki ? kendimi yıprattım , kötü davrandım , mantığın pimini çektim yeri geldi..
yaşadığım her günü , şimdi hesap ediyorumda hatırladığım kalıntılarımla , şuan büyüyen neyim var , devamlı süreçte devam eden bir 'ben' dışında ..
hayat benimle hayatmış be . o devam ettikçe bende varım dedim çünkü ben bugün .. söz verdim kazık çakmaya dünyanın .mına .. bugün ben varya ahh,, anlatsam da ne kadar kavratabilirim o gördüğümün etkisini ,
işte okuldan çıktım üzerimde herkese siktir çekesi bir halsizlik , tahammülsüzlük ..
kötü biriyim yani , nemrutum . aklımda üniversitenin sorgusu suali , bizlere diretilenler , hala haberlerde görüp görüp hayret ettiğim ihmalkarlık sonucu olan kayıplarımız , kardeşlerimin , soktuğumun soytarı devlet düzeninde daha neler olacak bizlere , soktuğumun askerliğinin bedellisi çıkar mı , ya da bakalım bu ithal et durumu ne olacak , ulan artık sonbahar yokmus , ilkbahar olmayacakmış , yaz ve kış varmış , yok efendime söyliyim , arılar bal yapamamış bu sene rengi gibi altın değerine gelmiş diyorlar , kardeşlerim , benim erkek ve kadın kardeşlerim ölmüş onları duymuşum bir yerlerde çınlıyor kulağımın dolgunluğunda , borsa sikişe geçmiş , ona sokuş olmuş , birinin hakkı yenmiş , ötekinin açlıktan nefesi kokuyor , 3 cocuk var annemiz bir küsür milyondan hapse girdi bir özürlü teyzemiz var biz ne yapıcaz diyor , bir taraftan derbiler amanın , ya , nefesi kokuyor adamın ölecek be bakanı yok , anası sikişmiş gürcü asıllı kevaaşenin teki benim annanemi benim babaannemi, belki yeri gelecek bundan 60 sene sonra yaşarsam beni,bizleri , sürüklüyor yerden yere tokatlar atıyor , yalvarıyorum durmuyor gülüyor , kafamı çarpmışım Allah'ım diyorum Rabbim sen yardım et , sen büyüksün , neyse bu ve bunun gibi her şey haberlere konu oluyor icraat yok gerçi neyse de , benim aklımda bir köşede duruyorlar hepsi ,
yani kafa yormuyorum aslında bunların hiç birine ,
çünkü herkes gibi bencil şerefsizin tekiyim hayıflanmak dışında hiç bir şey yapmam ,
türküm , doğruyum derim hiç bir sikim fayda da vermem ki ülkeme
ben erkek olsam ya silah kaçakçılığı ya da beyaz kadın ticareti bile yapardım , çıkardım camlara ''OKUYOĞM BEN YAĞĞ BUBAM CEZAEVİNDE BENİM ! '' derdim kapıma dayanmış kuklalara ..

AMA BEN TAHAMMÜLSÜZ VE BİTKİNİM .. SIFIRA SIFIR ELDE VAR SIFIRIYIM HAYATIN ..
YORGANIMI , UYUMAYI , UYUMAYI , KAÇMAYI DÜŞÜNÜYORUM ..
OKUYOM BEN YA ÖĞRENCİYİM , EĞİTİMİNE COFCOFLADIĞIMIN SİSTEMİNDE ..
ya işte neyse ..
ben
o yolda yürürken..
ne gördüm biliyor musunuz ,
bir çingene
evet evet esmer hani bildiğimiz , çingen işte , sefil dersin , ezersin , o ayrı bir tarafıdır zaten toplumun , ayrı bir kabile gibi , hiç görmeyiz bile biz onları ,
işimiz gücümüz var bizim tonla , ne öğrencisi , ne budala memuru , ne avukatı , ne osu ne busu görmez bile .. ilgilenmez .
ya o çingene çoçuğu ,
küçük çingenem benim ..
küçücük kız be.. saçları kazıtılmış , arkasında o adını bilmediğim büyük hurçtan var, ya 13 ya 14 , yeşil gözlü çirkin bir çingene işte ..
ah yavrum benim ağzında bez maskesiyle çöplerden karton alıyor , ayırıyor ayrıştırıyor ..
canımı versem ona , helal ya ..
öksürdü küçük çingene katıla katıla , bense tahammülsüz ve eve varmaya can atarcasına oradan geçerken duraksadım ,
çiğeri çıkıcak dışarı öyle katılıyor .. öyle kötü ..
öksürdü , öksürdü , durdu .. bez maskesini çıkardı çöpe atarken gördüm ki , o bez maskeye o 14'lük çiğ güzelim dudaklardan allar düşmüş ..
ama hala ayırıyor ayrıştırıyor ..
belki kendi için , belki ailesi .. zorunluluk veya değil ama yapıyor canına yandığım .. çiğerimin yarısını al .. hastalığını paylaş benimle desem beni deli sanardı , diyemedim ..

kahroldum .
ne kadar kötü bir dünya ne kadar!!

sonra aklıma bir yerden okuduğum veya işittiğim şu cümle geldi ;
eğer bu dünyada melek diye bir şey olacak ve illa maddeleştirilecek olsaydı , bunlar bizim hayatımıza devam etmemizi sağlayan, ancak yenileyen ve çürüten mikroplar olurdu.

yukarılarda bir yerlerde anlaşılmasını olası edebilecek bir ihtimali bile olmayan bir ayrıntı döngüsü , bir adalet var evet.
çok acıyor canım Allah'ım .
ARTIK UYUMAK İSTEMİYORUM !

11 Ekim 2010 Pazartesi

LA PALETTE - Bir arsız

canım benim , canım ,
kibir , beni bi dinle .

birşeyin içinde olmana gerek yok , eğer içinde hissetmek ve anlamlandırmak istersen sen oradasınmış. işte ama sadece sen , bir sen , seni kurtaran başka hiç bir kimsen olamayacak girdiğin gibi de kendin çıkmalısın içerisinden , her ne yanılgıya gönül bağladı ya da, akıl yorduysan .
işte ben bunu yaptım . yani becerebildim sanırım . vurgun gibiydi ama inan . belkide canımın yanmasına değer gördüm seni , canım demeğe layık , üç kuruşluk can halbuki .
her neyse diyeceğim o ki ; bir duyuru bu evet , duyuru istemi . duy umusu. Çağrı ' ..
dışından baktığımdaysa; senden, özür dilemeliyim , şimdi dışındayım , senin , yarattığım senin , yarattığım senin yanında düşündüğüm benin , benin duygularının bertaraf sınırında, rahatça sana hak veriyorum şimdi, evet .
sen benim hayatımda gördüğüm en sadık adamsın oğlum .
sen benim hayatımda gördüğüm en canavar adamsın .
sen benim hayatımda gördüğüm beni vurgularıyla delip geçmis yegâne adamsın .
sen en kibirli görüneni ve bunu en güzel başaranı , belki hakikaten öyle olanı .
Ben seni hiç tanımadım.Ama dıştan , içe gördügüm buydu işte.
önceden bir istek , hani bilirsin , bak sen bilirsin çünkü yaşamışsın . bir bekleyiş girdabı . bekleyiş nedir bilirsin sen . hoş , seninle benim yaşadığım bir mi , degil! olamaz ,asla. sen yaşanmışlığının üzerine bekledin , ben yaşanabileceklerin .. yani benimki daha tehlikeli bir su, senin ki daha mahrum tehlikeden kaybedecek hiç bir şeyi olmadan vaziyetinde .. ama daha yüklü , daha dolu dolu , daha ''gerçek'' tabii. ondan ayrıyız ama bekleyiş ya da onun buhranı nedir biliriz işte ..
bu söylediklerimin nereye varacağı değil mühim olan .
hani bugün . bu öğle vakti , o dükkana girdim farkında olmadan hiç varlığının, beğendiğim o duvar süsünün tam fiyatını sorarken parıltısına yandığım gözlerinin gözlerime değdiği...ah , an varya . hani 'sakız alır mısınız'ı işittigim , O'nun yüzü mü O ? -Hass*ktir'ler içimde asılı duruyor .. küt! küt! küt! atıyor kalbim , adrenalin , ya da artık ne salgılanıyorsa öyle şok anlarında bilmiyorum 9, 10 saniye falan teslimdim ona ben işte .
şimdi diyorum ki , beni geç , uzun zaman sonra bu vesileyle , bloguna bakındım , daha da anladım , dedim ki , benim bugün yaşadığım şu beklenmedik ''şaşkınlık ve mutluluk , yanı sıra bi rahatsızlık hissi..'' her neyse , umarım dikilir karşına çingenen , güzelliğin ve aynı şeyin kat ve kat fazlasının daha mutlucasını yaşarsın sen .çünkü çok güzeldi ve ben tesekkür ederim döngüye.. sağolsun gercekten ellerinden öpeyim onun böyle yazgıları yazan , ne zaman ,neyin ,nereye ,nasıl ve neden ,belirdiği çok sır..Sanat gibi bir şey bu !
offf! kibirli çocuk , anladım sandım , hiç bir boktan anlamamışım , ben senin ne , ne denli oldugunu bilememişim , bugün dışında olarak daha farklı düşündüm , daha farklı baktım sana ..
benden öte , sana doğru yani ..
ve sana bir sürü -iyi ki! diliyorum , bir sürü .. zaman dolmadan , umuna biçtiğin pay kopup gitmeden diğer paylardan , döngü başkalaşmadan umarım, kocaman bir 'iyi ki!'n olur ki ; senin o bahsettiğin serçe parmağının tırnağı kadar kalbe sahip serçe gibi atsın yüreğin .
Arkana bir anda gelsin, içinden ya da dışından sorduğun herhangi bir soru yönelirken bir tarafa, diyesin ki ;
Bu , O'nun , O'nun yüzümü .. ?
VE SEN O YÜZÜN ALNINA KOCAMAN BİR ÖPÜCÜĞÜ , O'NUN KAİDESİNE DOLU DOLU ŞEFKAT EKEN SARILIŞI , BİR ETMEDEN BIRAKMA . HATTA ARSIZ VE DOYUMSUZCA DUDAKLARINI ÖP JARGONLARINI TÜKETENİN , DUDAKLARINI ÖP , ÖP , ÖP , ÖP , ..
önceleri , zekan
sonra kibirin ,
şimdiyse ,
evet , yeni idrak ettiğim sadakatine vurgunuz .
-
(canım benim , kır saçlarına ve aylar evvel içtiğin pazar gecesinin şarabına can veririm senin , .
gün gelecek ve martılarının sırtına sağ işaret parmağımla sıvaz edeceğim .
edeceğimde ,
çok var .
çok .
bugün çok mutlu oldum ben . sende olasın.)

6 Ekim 2010 Çarşamba

gurme

hiç beklemediğimiz anlarda bir yağmur damlası gibi asfalta düşecekken mazgalın tam içine damladık boşluğundan .
istanbulun dudaklarıydı kadın , busesiz aşk olmazdı ondan. beş vakit hicazdı kadın , sabah gibi ve ezan .
tavuk ve makarnayı güzel pişirirdi adam . ayaklarıyla yürüyüp aldı sevdiği şaraptan .
belki düzüşmek istemişti sadece er.
kadın süzülmek , havadan sudan .

kendimi hiç anlatamadım, dedi içini çeke çeke .
bende hiç dinlemedim zaten üzülme, dedi adam .

yarım yüzlülerin yalan söylemesi mümkün müdür , istanbul yarımmış duyduğuma göre . yarım buseler , yarım dudaklar, yarım kalabalıklar ve yarım kanatlar uçmuş, simitlere.
bir vapur sesiyim ben öylesine . seninle istanbul'u öptüm hadi şimdide onu aşalım dedi adam , kadın boşluğunda mazgalın ve anlatılmayı düşünülmeyen kelimeler gibi oracıkta.. o yoldan zamanında geçmiş bir çift aşkın , başka bir kadının , başkaca şeyler işitmiş kulağından düşen bir turayla . başka sevgileri düşündü , başkaca..
aklına geldi sonraları , benide böyle sevselerdi umusu . sonra , belkide sevdilerdi kuşkusu.

ben kanamadım .
ya da hiç birimiz bir tek yüz bir çift el edemedik durdum durası .
hadi ne duruyorsun kavra ve omzuna al beni , bir kerede senin heybetinden görmeliyim sokakları .