8 Mayıs 2010 Cumartesi

aklıma bir başlık gelmiyor

o gece; beni hayatından çıkardığını anlatan bir mesaj aldım ondan . anlam veremiyordum . kabul edilemez bir şey değer veren için . kaçışlar. son bir istek dedim ki seni o sokakta bekliyor olacağım . onun elbet geçmesi gereken sokak, evi az ilerde . saat vermedim . açık . zaman artık avuçlarımdaydı . o bilmesede , onun zamanı da . 114 dakikadır bekliyorum . bir sigara yaktım yeşil vosun kenarına dayanıp . belimdeki soğukluğu yokladım bi , orada evet. keskin.


137. dakika. bir sigara daha yaktım çoktandır arzuladığım o şeyin bu kadar yakınımda olması beni o çembere sürüklüyor biliyorum . akrep gibi . yanarak ölmeyeceğim ya, bunun onuruyla rahatım . bir kaç adım değişiyorum arada. biraz yoruldum bekleyişten. büyük beton saksıya oturdum, sonbaharın son demleri ısıran bir soğuk . çirkef bir istanbul fahişesinin ağzındaki küfürler gibi rahatsız etmeden ısırıyor. o kırmızı dudaklara argo nasıl güzelse bu rüzgarada bu poyraz yaraşır. kuru , sert. ellerimi cebime koydum tam . bir mesaj ; geliyorum . gülümsedim . geliyor . çok yakında.


bir daha yokladım. orada evet .keskin . çok yakındaki bir zamanın , şehvetini bekliyoruz.


geldi . sevgilim benim . sokağın başından aldım kokusunu . tenine aşığım , adımlarına , o lambanın altından geçerken ardından uzayan edalı silüetine ve orospu kırmızısı dudaklardan dökülen küfürden uçuşan saçlarına aşığım .. kök.

adımlarını izliyorum . adımları.. son adımlar .. iyice yaklaştı .. yamacımda ..



-size gidelim mi ?


-pekala.



o gece söylediği tek şey bu oldu . pekala. canım sevgilim . canım sevgilim benim . yoldaş olduğumuza bir kere söz verdiysek dönüşü yok . benim kadar sadık kaldı bana bu gece . yoldaşım benim .

onun apartmanı , onun kapısı , portmantosu ..

loşluğundan faydalandım biraz evet evi hep çok loş ve şuh görünürdü . her evin olduğu gibi onun yuvasınında ona ait garip bir kokusu vardı yasemen gibi . yasemenim benim . biz o sokaktan onun evine doğru yürürken hep o kapıdan girişimizden sonraki hamlemi kurguladım . ne yapsam en güzeli olur diye . en doğrusu , tanrıya en yaraşanı . aklımda hazırladım . hazırdık . apartmanından içeriye girdiğimizde küçükken gittiğimiz misafirliklerdeki heyecan gibi güzel bir duygu olurdu sevdiceğimin yuvası , kapısını açtı narin elleriyle , paltosunu portmantoya astı . ne de asil .


eğilip ayakkabılarını çıkaracakken beline dolandım . doğrulttum onu . boynunu öptüm onun . öptüm öptüm .dudaklarına uzanıncaya kadar.sonra , oda öptü beni . öpüştük sanki ilk kez tadıyor gibi dudaklardan . halbuki tanışıklığımız uzun zamandır var.ellerini ellerime doladım.burnumu , dudaklarımı gezdirdim yüzünde , buz gibi burnumu . ısındım. sonra onu oracıkta soymaya başladım . heyecanımı anlatamam . sanki senelerdir bu anı bekliyorum . bilincim varoldugundan beri bunu düşlüyorum . durmuyor oda beni soyuyor . hiç sevişmediğimiz gibi sevişiyoruz o kısacık anda. bütün olmaya acıkmış gibi hızlanıyor . sanki çok acıkmış . bense arzumun verdiği heyecanın yanısıra dışımda çok soğuk kanlı duruyorum.. kemerimi cıkarırken farketti sonunda...

gözleri büyüdü. ne de korkak. ben çemberin tam ordasında onunlayım şimdi.


ağzını sol elimle kapadım . ilk başlarda pek çırpınmadı . sanırım bir kac saniye sonra benim icimdeki o istegi farkedişi onu cok korkutmus olacak ki çığlıkları zorladı boğazını . boğazı daha fazla yansın istemedim. şahadet edecek yürekte yoktu . o yüreği söktüm oradan.
sadece o değil sonra bende öldüm .



''ılık nehirler okyanuslara serinledi . ''


aklımla her şeyi yapabilirim. zihnim benim miğferim , ateşten çemberim , kurtuluşumdur.
çıkışımın beraberinde akan kan ve su şimdi daha da aşina. bir insanın en büyük acısını rahimden çıkarken , yani bu dünyaya gelirken çektiği ızdırap olduğunu en büyük huzuru ise o rahimde gelişirken hissettiğini hayatı boyuncaysa hep o huzuru aradığını öğrendim.
onun etini yararken bir doğumu düşledim bu sefer sezeryan olan şahsımın lanetlenmesine yardım eden doktorun neşteri yerine benim belimdeki soğuk , keskin , bıçağım vardı. ve önce sevgilim . yaseminimi sonra kendimi senelerdir aradığımız huzura eriştirmek istedim. geçit bendim. geçit acıydı . o kapıdan girmiştik , o kapıdan çıkabilirdik.
en büyük acıyla huzurdan yoksun kalmıştık her birimiz.
ve hep onu arıyorduk.
buldum.

denilene göre kardeşti tüm siyahlar ve beyazlar. ama ben griye kin duydum. ayırmak gerekti körün tek rengini , görenden. gören beyazı istedi . benim gözüm kör değildi.. ben akreptim kendini sokan ve bir zaman bebektim en büyük ızdırapla doğan .aradığım beyazı o alçak siyahlara karıştırmam..

bir bebekten bir katile .. her insan gibi büyük sebepler ve belki biraz sevgiyle.
neyse ne işte.