Her şeyi ebedileştirebilirdim. Olabilecek her şeyi dener , yapardım . Çok fazla hikâye okudum , duydum şu zamana kadar ve neredeyse hepsine inandım . Şimdiyse ;
Duyduklarım beni meyledecek diye kapatıyorum kulaklarımı.
Sahil.Sahile varmalıyım.Ara sokaklardan gidiyorum.Aralıklara gizleniyorum.Çünkü anlattıklarımın aslı hep aralarındaydı cümlelerimin.
Sözlerimizi uzaklara , evet çok uzaktaki denizlere atalım.Söylenmemiş olsada yapalım bunu gel.Onları bırakalım ki doğru zaman varsa eğer bize vardığında dalgalar yeniden dilimize kondursunlar ve rüzgârda nefesimiz olsun , yosunlar dil .
Evet biraz susuzduk .
. . . . . . . . . . .evet hayır hayır evet zerreleri havaya savuruyorum ve duyuyorum kanatların sesini.. aldığım nefesi tütsüle hayır duruyorum .. zerreler.. tütsü.. uçmak.. dişi düşler geçiyor zihin rahimimden.. acılar var dünyada onlara kanıyorum .. bir döngü var dönmeyen .. ucu bucağı olmayan evet..sonsuzluk var benimle.. hayır hayır evet.. ve uçmak denen birşey var yemin ederim .. açlık ve salgınlarsa hiç olmadı .. hayır.. sen gene de kırmızı üzerine resmet bu hiç dolu beni..
20 Nisan 2010 Salı
13 Nisan 2010 Salı
misalen ;
adına misalen mustafa diyelim . mustafa'yı mustafa gibi seveceksin . uzaktan oynayacaksın , kaçamak bile bakmayacak , ne kadar istersen iste abanmayacaksın topa .
usul ve ketumca çekilip gideceksin , gerektiğinde .
misalen adı mustafa olan haylaz kır gibi .
usul ve ketumca çekilip gideceksin , gerektiğinde .
misalen adı mustafa olan haylaz kır gibi .
~
sadece onun gözlerinin kıyılarını mesken etmiş martıların hatrına bu kadar eşelendirdim içimi . geçmedi . hepsi senin olsun . çünkü sevdik ve içten içe. koyu dem kokusu harmanlandık hislerine. hani bir savuruşuyla insanı yaradanına uzdan' az eden kanadın , ruzgâra olan havleti gibi.
denizi vur bana , denizi savur .
ısrarla limanlarım ve sevda , aleniyiz işte.
denizi vur bana , denizi savur .
ısrarla limanlarım ve sevda , aleniyiz işte.
12 Nisan 2010 Pazartesi
''
biraz pişmanım.
çünkü doğru olmayan birini doğru olmayan bir havada sevdim.
biraz lodostuk ikimizde.
yelkenlerse hiç inmedi.
maviyse biraz koyu ,
değil mi ?
ah kahır!
çünkü doğru olmayan birini doğru olmayan bir havada sevdim.
biraz lodostuk ikimizde.
yelkenlerse hiç inmedi.
maviyse biraz koyu ,
değil mi ?
ah kahır!
taze ekmek
sabahın ilk ışıkları yeni yeni kendini hayran ediyorken, gecenin yoksunluğunu hissettim.ilk kez.
köşe başımda senelerdir istifini bozmayan mis ekmek fırınıysa olağan haliyle hiç bir şeye aldırış etmeksizin kepenklerini üzerinden atmış ve çayıma yandaş olacak ekmeği ısıtmaya başlamıştı.
her sabah olduğu ve her sabah olacağı gibi ..
günaydın canan!
keşke sende bu kokuyu alsan ve bir lokma bile olsa paylaşabilsen benimle ekmeğimi , tazecik . ufak yudumlarda alır demlenirdik sohbetle..
bir sabah daha senden uzak olmak , hemde aynı şehrin obur göbeğinde , kayıp gibi .
sıcak ve taze ama ; her zaman ki gibi dişim öğütür, her zaman ki gibi dilim yumuşatırken , damağım çok tatsız..
köşe başımda senelerdir istifini bozmayan mis ekmek fırınıysa olağan haliyle hiç bir şeye aldırış etmeksizin kepenklerini üzerinden atmış ve çayıma yandaş olacak ekmeği ısıtmaya başlamıştı.
her sabah olduğu ve her sabah olacağı gibi ..
günaydın canan!
keşke sende bu kokuyu alsan ve bir lokma bile olsa paylaşabilsen benimle ekmeğimi , tazecik . ufak yudumlarda alır demlenirdik sohbetle..
bir sabah daha senden uzak olmak , hemde aynı şehrin obur göbeğinde , kayıp gibi .
sıcak ve taze ama ; her zaman ki gibi dişim öğütür, her zaman ki gibi dilim yumuşatırken , damağım çok tatsız..
Kaydol:
Yorumlar (Atom)